DilekOzcan's Blog

turkuazoo1

tunel2

Gün içinde birden çok kez metroya biniyorsanız ister istemez gözünüz billboardlara takılıyor. Akvaryumlu bir billboard resmen “beni oku, beni oku” diye metronun herbir yerinde. Okuyunca çok şaşırdım. İstanbul’da dev bir akvaryum! Bu çok hoşuma gitti. Hemen sitesinin linkini aldım (Turkuazoo)ve oracıkta açıp siteyi inceledim. 8.000 metrekarelik bir alana yayılmış dev bir akvaryum. Hayal bile edemiyorum. Bu dev akvaryumun içinde 10 binin üzerinde deniz canlısı: köpekbalıkları, ahtapotlara, vatoslar, dev deniz kaplumbağaları gibi hiç görmediğimiz canlılar varmış. Aynı zamanda çocuklar için eğitim programları, değişik organizasyonlar da mevcut. Bu akvaryum Ekim 2009’da açılıyor. Fiyatları ise şöyle: 0-3 yaş arası ücretsiz, 4-16 yaş 18 TL, yetişkinler 25 TL, 4 kişilik aile paketi 75 TL (her ek çocuk için + 15 TL)

Açılır açılmaz gideceğim, çok merak ettim 🙂
*Görseller kendi sitesinden alıntıdır.

Reklamlar

kurfal_otel

kurfal_otel_1

kurfal_otel_2

Uzun zamandır yazmadığım bloguma geri döndüm, hoşgeldim 🙂

Geçen haftalarda benim de buralardan gidesim vardı. Biraz kafa dinlemek, stres atmaktı amacım. Şehrin gürültüsünden uzaklaşıp biraz kafa mı dinlemek istiyorsunuz? Çok da uzak olmasın ama doğa ile iç içe olalım mı diyorsunuz? İşte size güzel bir önerim var. Şile-Ağva buralardan uzaklaşmak için iyi bir yer olabilir. Nerelere gidilir, ne yapalır diye internetten aradım durdum. Ben de gözüyle görmeden tatmin olmayanlardanım. Birkaç yeri not aldım ve  yola koyulduk. Pek de arabasız gidilecek bir yer olmadığı için mecburen arabayla gittik, iyi de yapmışız. Yakın bir yer olsa da Ağva’ya giden o ormanlık yol bir türlü bitmedi. Gecenin zifiri karanlığında süren yolculuğumuz Ağva tabelasını görmemizle birlikte son buldu. Biraz turladık ne var ne yok diye. İnsanlar kendi hallerinde dolaşıyorlardı, bir sakinlik vardı. Önce yadırgadık sonra sakinliğin içine dalıverdik. Göksu Deresi yakınında Kurfal Otel’de kalmaya karar verdik. Güzel ufak bir otel. Çalışanları çok samimi. Yemek saatini kaçırmış olmamıza rağmen bize öyle güzel şeyler hazırladıklar ki, çok memnun kaldık. Sadece orta yaş ve üstü olduğunu sanıyorduk ki havuz kenarıda gençlerin toplanıp bağıra çağıra şarkı söyleyip gitar çaldıklarını duyduk. Biz de balkonumuzdan eşlik ettik geç bir saate kadar. Aynı zamanda bu otelde kendi yetiştirdikleri organik sebzeler de vardı. Bir ikram, bir ikram anlatamam. Yetiştirdikleri her şeyi kahvaltı soframıza getirdiler tatmamız için. Ben bu kadar konuk severlik görmedim. Göksu Deresi’ne inmeye fırsat bulamadık ama eminim orası da güzeldir. Hatta otelin deniz bisikleti, kano gibi malzemeleri de vardi konaklayanlar için. Artık başka bir bahara kısmet.

*Fiyat konusuna gelince uygun bir yer. Sakın önceden ödeme yapmayın çünkü gidince siz söylemeden onlar indirim yapıyor. Fotoğraf makinemi yanıma almadığım için görselleri otelin sitesinden aldım.

hadise

Bu sene Eurovision Şarkı Yarışması’na hepimizin bildiği gibi Türkiye’yi temsilen Hadise katılıyor. “Düm Tek Tek” şarkısyla, dansıyla, dansçılarıya ve güzel sesiyle Rusya’yı kasıp kavuracağına eminim. Ama bazı yapılan yorumlar can sıkıyor, hatta Hadise’nin canını çok sıkmış anlaşılan. Toplumca herşeye eleştiride bulunmayı pek bir seviyoruz. Konuyu bilelim ya da bilmeyelim bu hiç önemli değil bizim için. İşte bu duruma ben de sinir oluyorum. Yapıcı olacağımız yerde yıkıcı olmaya bayılıyoruz. Tamam kıyafeti güzel olmayabilir, ya da başka birşeyi hoşumuza gitmemiş olabilir. Neden bu kadar abartarak kendi ülkemizin sanatçısını yerden yere vuruyoruz ki? Herşeyi süper olsa da bir kulp takan yine olurdu. Tam yarı final gecesi böyle acımazsız eleştirileri hak ettiğini sanmıyorum. Ben sonuna kadar Hadise’yi destekliyorum ve Eurovision’dan dereceyle döneceğine inanıyorum.

Hadise’ye yurtdışından da destek var. Eurovision Şarkı Yarışması’nda Rusya’yı temsil edecek olan Anastasiya Prikhodko, Hadise hakkında “Hadise’nin, kulislerde Eurovision tahminlerinde çok güçlü bir isim olduğu konuşuluyor. Hadise çok tatlı bir kız ve eminim, binlerce Eurovision hayranının kalbini fethedecek” demiş. J

 

 

resim006

resim007

resim003

 resim004

eTOHUM’un davetlesi olarak “Melekler ve Şeytanlar” filmini vizyona girmeden seyretme şansına sahip olduk. Tekrar tekrar teşekkür ederiz. 🙂 Dan Brown’in yazdığı “Davanci’nin Şifresi” kitabı’ndan esilenip çekilen filmi de seyretmiştim. Geçen Salı günü de diğer kitabı “Melekler ve Şeytanlar”ın filmini seyrettim. Muhteşem filmler diye bilirim. Kurgu, aksiyon, gerilim, gizem… süperdi. Konuya gelince Dünya’yı yok edecek kadar güçlü bir silah üreten bilim adamları ve üretildiği an kimliği bilinmeyen kişiler tarafından kaçırılmasıyla olay başlar. Fakat örgüt olay yererinde simge işaretini bırakır. ”Langdon Illuminati” örgütünün tekrar ortaya çıkmasına dair işaretlerdir. En büyük düşümanı Katolik Kilisesi’ne yönelik ölümcül bir tehditle ortaya çıkmaktadır. Ve aksiyon başlar.:) Papa’nın ölmesi ve yerine yeni Papa seçilme toplantısıyla aynı zamana denk gelmesi olayı daha da gerginleştirir. Daha fazla anlatmayayım da izleyin, yaşayın. Filim sonrasında Vatikan’ı görmek isteyebilirsiniz.

Oyuncular: Tom Hanks , Ewan McGregor , Ayelet Zurer , Stellan Skarsgård

iskenderefendi_kogagi_1

 

 

 

 

 

 

 

iskenderefendi_kogagi_31

 

iskenderefendi_kogagi_4

iskenderefendi_kogagi_2

 

 

 

Bursa’ya yolunuz düşürse Botanik Park içindeki Müze Restorant İskender Efendi Konağı’na uğramadan dönmeyin. Meşhur mu meşhur iskenderini yiyin, kendi yapımları şırasını için ardından kemalpaşa tatlısı ohhhhh, miğdeniz bayram etsin. 🙂 Yapısı itibariyle de çok etkileyici bir yer İskender Efendi Konağı. İskender Efendi’nin 17 yy’da yaşadığı eve benzetilmiş hatta o ev yıkılmadan once sökülen bazı antika motifler bu konağa monte edilmiş. Konakta Baş Oda, Divan Oda (Haremlik), Eyvan, Selamlık ve Sofa bulunumakta. Yemek mi yiyorsunuz müze mi geziyorsunuz belli değil. 🙂 Çok etkileyeci. Bu kadar mükemmel bir yapı içerisinde yemek yemek ayrı bir keyif veriyor. Bursa’nın yemek olarak sadece İskenderi mi meşhur sanıyorsunuz. Oooooo, neler var neler. Hiç “Çantık” yediniz mi? İlk duyduğumda şaşırmıştım, nasıl birşey diye merak etmiştim. Ne pide ne lahmacun, ikisinin arasında değişik bir yemek, oldukça lezzetli. Kestane şekerini ve kestane ile yapılan tatlılarından bahsetmeme gerek yok sanırım. Bursa güzel ve görülmesi gereken bir şehir. Bazı sokalarda hala doğal sıcak su bile akıyor. Ulu Çınar’a çıkarken kendin pişir kendin ye yerleri, aynı yol üzerinde“saklı bahçe” adlı café’ye de gidebilirsiniz.

Bugün meşhur kurufasülyeci Hüsrev lokantasında aldık soluğumuzu. Kurufasüyle, pilav ve bu ikliye en çok yakışan turşu siparişimizi verdik. Afiyetle yedik, pekte güzelmiş. Dedikleri kadar var 🙂  Şiddetle tavsiye diyorum. Menüye bakarken ilk sayfada yer alan kuruluş öyküsüne gözüm çarptı. Hacı Abdullah Hüsrev’in memeleketi olan Rize Çayeli’de bakkal dükkanı açmasıyla başlayan bir öykü. Daha sonrasında bakkalı iki bölerek köfte sattıyolar. Daha sonrasında dükkanlarının yıkılmasıyla 1 sene ara veriyorlar ama yeniden açtıklarında daha büyük ve daha şık bir yer açıyorlar. Gel gelelim aile şirket olan hüsrev lokantası şimdi çok meşhur bir yer. Nerden, nereye değil mi? İstanbul’da Gayrettepe (Dedeman Oteli’nin yanı) ve Çapa’da restorantları bulunuyor. Kurufasülye sevenlere duyurulur.

Önemli bir haberi sizinle paylaşmak istedim.

 

Yüzlerce Twitter hesabı, virüs tehlikesiyle karşı karşıya. Hesap sahiplerine gönderilen mesajda, kullanıcılara, 23 yaşındaki bir kadınla video kamera üzerinden tanışma çağrısı yapılıyor. Mesaj şöyle: “hey! 23/Female. Come chat with me on my webcam thingy here www.{BLOCKED}.com.” (“merhaba! 23/Kadın. Video kameram üzerinden benimle sohbet et. Adresim www.{BLOCKED}.com.”)

 

Yaklaşık 750 Twitter hesabına virüs bulaştı. Trend Micro Güvenlik Uzmanı Rik Ferguson uyarıyor: “Gönderilen mesaj, kullanıcıyı bir porno video kamera portalına yönlendiriyor. Site ise büyük ihtimalle kredi kartı hırsızlığı yapmak için tasarlanmış. Meraktan bile olsa bu siteyi ziyaret etmeyin.”

 

Ayrıntılı bilgi için http://countermeasures.trendmicro.eu/?p=47 adresi ziyaret edilebilir.